Avrupa Birliği (AB) genişleme sürecinde “lider aday” olarak nitelendirilen Karadağ, Brüksel’deki teknik başarısına rağmen Avrupa kamuoyundaki “Balkan şüpheciliğini” aşmak için yaratıcı bir diplomasi hamlesine hazırlanıyor. Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesinin analizine göre Podgorica, Birliğe giriş sürecini İzlanda ile eş zamanlı yürüterek Batı Avrupa’daki “genişleme korkusunu” kırmayı hedefliyor.
Avrupa Kamuoyu Genişlemeye Mesafeli
FAZ’ın Eylül 2025 tarihli Eurobarometer verilerine dayandırdığı analize göre, AB genelinde yeni üye kabulüne destek %56 seviyesinde olsa da, Birliğin lokomotif ülkeleri Almanya ve Avusturya’da bu oran azınlıkta kalıyor. Özellikle Batı Balkan ülkelerine yönelik algının; ekonomik performansın düşüklüğü ve “alan değil, sürekli veren ülke” imajı nedeniyle olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Ankete göre Avusturya’da Sırbistan ve Kosova’nın üyeliğine destek %15’te kalırken, Karadağ %20 ile “istenmeyenler” listesinde üst sıralarda yer alıyor.
Neden İzlanda? “Zenginlik ve Güven” İmajı
Buna karşın, Norveç ve İzlanda gibi ülkeler Avrupa kamuoyunda “korku yaratmayan, potansiyel zenginlik kaynağı” olarak algılanıyor. İzlanda’nın 2015’te askıya aldığı üyelik müzakerelerine geri dönmek için Ağustos sonunda yapacağı referandum, Karadağ için de tarihi bir fırsat penceresi açabilir. Podgorica’daki yetkililer, İzlanda’nın sahip olduğu prestijli imajı kullanarak “eş zamanlı üyelik” (paket üyelik) stratejisiyle Batı’daki çekinceleri minimize etmeyi planlıyor.
2028 Hedefi ve Teknik Liderlik
Karadağ, halihazırda 33 müzakere faslının tamamını açan ve 14’ünü kapatan tek aday ülke konumunda. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından sık sık “en başarılı aday” olarak selamlanan Karadağ, 2028 yılına kadar tam üye olmayı hedefliyor. Ancak FAZ analizine göre; sadece teknik kriterleri yerine getirmek yeterli olmayabilir; Avrupa vatandaşlarının “Balkan genişlemesi” konusundaki psikolojik bariyerlerini aşmak için İzlanda gibi “tartışmasız” bir ortağın varlığı anahtar rol oynayabilir.

“Küçük Ülkelerin Güç Birliği”
İzlanda ve Karadağ’ın toplam nüfusunun bir milyonu biraz geçiyor olması, AB’nin kurumsal işleyişi ve bütçesi üzerinde büyük bir yük oluşturmayacağı argümanını güçlendiriyor. İzlanda Dışişleri Bakanı Katrín Gunarsdottir’in de belirttiği gibi “eşit şartlarda işbirliği” ilkesiyle yürütülecek bir süreç, Karadağ’ın Balkan etiketinden sıyrılarak “Avrupalı ve prestijli bir ortak” olarak kabul görmesini sağlayabilir.
Kaynak: Vijesti 13.04.2026
Daha fazla habere ulaşmak için tıklayın.
