Karadağ Üniversitesi’nin (UCG) davetlisi olarak Budva’da düzenlenen uluslararası GNP 2026 konferansına katılan deprem mühendisliği uzmanı Prof. Dr. Boris Jeremić, binaların deprem anındaki davranışlarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. ABD Kaliforniya Üniversitesi’nden gelen Prof. Jeremić, yapı güvenliğindeki en yaygın yanılgılara dikkat çekti.
Zemin ve Yapı Etkileşimi Hayati Önem Taşıyor
Prof. Dr. Jeremić, deprem sırasında binaların güvenliğini değerlendirirken sadece yapının değil, zeminin de analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. “Toprak ve yapı ortak bir dinamik tepkiye sahip benzersiz bir sistem oluşturur. Toprak olmadan sadece yapının analiz edilmesi gerçekçi olmayan sonuçlar verir” diyen uzman, modern sayısal modelleme teknolojilerinin bu etkileşimi çok daha hassas ölçebildiğini belirtti.

En Büyük Yanılgı: “Yeni Bina Kesinlikle Güvenlidir”
Toplumdaki en yaygın yanlış algılara değinen Jeremić, bir binanın sadece “yeni” olduğu veya yönetmeliklere uygun yapıldığı için tam güvenlik garantisi sunduğu düşüncesinin tehlikeli olduğunu ifade etti. Zemin kalitesinin ve uygulama hatalarının sıklıkla hafife alındığını belirten Profesör, “Birçok kişi büyük depremlerin nadir olduğuna ve kendi başına gelmeyeceğine inanır. Maalesef yapıların ne kadar dayanıklı olduğu genellikle ancak bir felaketten sonra anlaşılıyor” dedi.
“Önlem Almak, Felaketin Sonuçlarından Daha Ucuzdur”
Mevcut binaların depremden önce profesyonel bir analizden geçirilmesi gerektiğinin altını çizen uzman isim, yüksek kaliteli saha ve laboratuvar verilerinin önemine vurgu yaptı. Jeremić, “Önleyici tedbirler teknik olarak uygulanabilirdir ve bir felaketten sonra yıkımın sonuçlarını gidermekten her zaman çok daha verimli ve ucuzdur” uyarısında bulundu.
Kaynak: Adria 28.03.2026
Karadağ hakkında daha fazla habere ulaşmak için tıklayın.
