Tuzi’de Mahmut Lekić İlkokulu’nda görev yapan bir öğretmenin Cuma namazı saatinde derslerden muaf tutulma talebinin reddedilmesi üzerine başlatılan incelemede, İnsan Hakları ve Özgürlükleri Koruyucusu okul yönetiminin din özgürlüğü hakkına aykırı davrandığı sonucuna vardı.
Koruyucu, okul müdürünün öğretmenin Cuma günleri namaz saatinde ders ve diğer görevlerden muaf tutulma talebini reddetmesi üzerine yapılan şikâyeti değerlendirdi. Öğretmen, iş düzeninin dersleri aksatmadan bu düzenlemeye imkân tanıdığını ve cuma günleri yalnızca bir dersinin bulunduğunu belirtti.
“Bireysel değerlendirme yapılmadan reddedildi”
Başvuruya göre öğretmen, 19 Ağustos 2025 tarihinde okula yazılı başvuruda bulunarak, Karadağ Anayasası’nın 46. maddesi ile Din Özgürlüğü ve Dini Toplulukların Hukuki Statüsü Kanunu’na dayanarak Cuma namazı saatlerinde (kış saatiyle 12.00, yaz saatiyle 13.00) derslerden ve diğer yükümlülüklerden muaf tutulmayı talep etti. Cuma namazının Müslümanlar için zorunlu bir ibadet olduğunu vurgulayan öğretmen, okulun din özgürlüğünün kullanımını mümkün kılacak şekilde ders programını düzenleme yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti.
Tuzi’deki Okul yönetimi ise Anayasa’nın din özgürlüğünü güvence altına aldığını ancak Cuma namazı için işten ayrılma hakkını açıkça düzenlemediğini ve kurum içinde bu konuda bir iç karar bulunmadığını belirtti. Ayrıca çalışanlar arasında olası ayrımcılığı önleme gerekçesiyle talebin reddedildiğini açıkladı.
Ancak Ombudsman, bu gerekçeyi yeterli bulmadı. Görüşte, talebin eğitim sürecini tehlikeye atıp atmayacağına ilişkin bireysel bir değerlendirme yapılmadan ve yalnızca kurum içi düzenleme eksikliğine dayanılarak reddedilmesinin din özgürlüğü standartlarına aykırı olduğu ifade edildi.

İş Kanunu’na Dikkat Çekildi
Kararda, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan din özgürlüğünün, ibadet ve dini ritüeller yoluyla inancı ifade etme hakkını da kapsadığı hatırlatıldı. İşverenlerin makul sınırlar içinde çalışanların iş yükümlülüklerini dini inançlarıyla uyumlu hale getirmeye çalışmakla yükümlü olduğu vurgulandı.
Ayrıca Karadağ İş Kanunu’nun, işin niteliği elverdiği takdirde, dini yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla çalışma günü içindeki dinlenme sürelerinin ayarlanmasına imkân tanıdığına dikkat çekildi.
Denetçi, somut olayda öğretmenin hakları ile okulun çıkarları arasında adil bir denge kurulmadığı ve okul yönetiminin özel koşulları dikkate almadan biçimsel bir yaklaşım benimsediği sonucuna vardı.
Bu çerçevede, okulun öğretmenin talebini yeniden değerlendirmesi ve eğitim sürecini aksatmadığı sürece Cuma namazına katılmasına izin vermesi önerildi. Ayrıca, tüm çalışanlar için eşit muamele ve hukuki güvence sağlanması amacıyla, çalışma saatleri içinde din özgürlüğünün kullanımını düzenleyen bir iç yönetmelik hazırlanması istendi.
Kaynak: CdM 21.02.2026
Karadağ’ın gündemini yakından takip etmek için tıklayın.
