Karadağ Belediyeler Birliği (ZOCG), belediyeye ait şirketlerin yeni Ticari Şirketler Yasası’na uyum sağlayabilmesi için son tarihin ertelenmesine yönelik girişim hazırladığını duyurdu.
Karadağ Belediyeler Birliği (ZOCG), çeşitli belediye başkanlarının talebi üzerine, yeni Ticari Şirketler Yasası’na uyum için belirlenen son tarihin ertelenmesine yönelik bir girişim hazırladığını açıkladı.
ZOCG Genel Sekreteri Mišela Manojlović, girişimin gerekçesinin belediyeye ait ekonomik şirketlerin karşılaştığı çok sayıda zorluk olduğunu belirtti.
“İki aydan az süre kaldı, birçok yasa ile çelişki var.”
Belediye şirketlerinin tüzük içerikleri üzerine yerel yönetim temsilcileriyle yapılan istişarelerde, hükümetin geçen yılın sonunda devlet veya belediye tarafından kurulan şirketlerin kendine özgü yapısını kabul ettiğini ve bu şirketlerin yönetimine ilişkin özel bir yasa taslağı hazırladığını duyurduğu hatırlatıldı.
Ancak ZOCG’ye göre bu özel yasa henüz hazırlık aşamasında ve mevcut Ticari Şirketler Yasası’na uyum için iki aydan az süre kalmış durumda.

Birlik açıklamasında, tüzük hazırlama sürecinde Ticari Şirketler Yasası ile Yerel Özyönetim Yasası, Toplumsal Faaliyetler Yasası, Çalışma Yasası, Yolsuzluğun Önlenmesi Yasası ve birçok başka düzenleme arasında ciddi çelişkiler tespit edildiği bildirildi.
“Mevcut yasaları ihlal etmeden uyum sağlamak imkansız”
Manojlović, mevcut koşullarda, mevcut kanunlardan birini ihlal etmeden yeni tüzük hazırlamanın pratikte imkânsız hale geldiğini söyledi. Bunun önemli bir nedeni olarak da, birçok yasanın ihlaller için yüksek para cezaları öngörmesi gösterildi.
Bu durumun özellikle belediyelerde en yaygın yapı olan tek üyeli ve sınırlı sorumluluğa sahip şirketlerde daha belirgin yaşandığı vurgulandı.
ZOCG: “Dört örnek tüzük hazırladık ama bu da çözüm değil.”
ZOCG, belediye şirketlerinin yerel özyönetim sistemine entegre edilebilmesi ve belediye bütçeleri açısından daha az zarar doğurması için dört örnek tüzük hazırladıklarını açıkladı.
Ancak Manojlović’e göre bu örnekler hazırlanırken, bazı maddelerde Ticari Şirketler Kanunu’nun çözümlerinden sapmak zorunda kalındı. Alternatifin ise Ticari Şirketler Kanunu’nu birebir uygulayıp, yerel yönetim sistemini ve diğer birçok kanunu ihlal etmek olduğu ifade edildi.

Yönetim Kurulu Modeli “Çıkar Çatışması” Riskini Artırıyor
ZOCG, belediyelerin bir işletme şirketi için yönetim kurulu oluşturması durumunda, yönetim kurulunun hem yönetici hem yönetim kurulu üyesi olacak bir direktör atayabileceğini örnek gösterdi.
Bu durumun sadece çıkar çatışması yaratmakla kalmayacağı, aynı zamanda Yerel Yönetimler Kanunu’na aykırı olacağı belirtildi.
ZOCG’ye göre Yerel Yönetimler Kanunu uyarınca yönetim organı olan müdür, İş Kanunu’nda yer alan açık kamu ilanı ile değil, belediye meclisi tarafından atanıyor. Bu da Ticari Şirketler Yasası ile doğrudan çelişen bir yapı doğuruyor.
Yönetim Kurulunun Kaldırılması “Kamu Yararı Açısından Riskli”
Belediyeler Birliği, diğer seçenek olan yönetim kurulu bulunmayan ve sadece meclis ile müdürden oluşan yapının ise müdüre aşırı yetki verilmesi anlamına geleceğini ve bunun kamu yararı açısından riskli olabileceğini vurguladı.
Yetkilerin belediye meclisine aktarılmasının ise bu kez meclisin operasyonel bir organ olmaması nedeniyle karar alma süreçlerini yavaşlatabileceği kaydedildi.
Görev Süreleri ve Bütçe Riskleri Gündemde
ZOCG ayrıca mevcut yöneticilerin ve yönetim kurullarının görev sürelerinin devamlılığı konusunda da belirsizlik bulunduğunu, iş ve ücret anlaşmazlıklarının yerel yönetim bütçeleri üzerinde ciddi maliyetler doğurabileceğini belirtti.
Birliğin değerlendirmesine göre, yeni tüzüklerde atama koşullarında bir değişiklik öngörülmüyorsa, mevcut yöneticilerin görev süreleri bitene kadar görevlerini sürdürmeleri gerekiyor.
ZOCG açıklamasında, yapılan toplantılara Karadağ Avukatlar Birliği Başkanı Branislav Radulović, ticaret hukuku uzmanı Borjanka Vučeljić ve yerel yönetimlerde görevli çok sayıda personelin katıldığı bildirildi.
Kaynak: CdM 07.02.2026
Karadağ’da siyaset ve yerel yönetim gelişmelerini takip etmek için tıkla.
